MevzuBu26 Ağustos 2026, 12:0936 görüntülenme0 yorum6 dk okuma
Bakan Vedat Işıkhan, Riyad’daki Küresel İşgücü Piyasası Konferansı’nda Türkiye’nin istihdam stratejisini ve GÜÇ Programı hedeflerini anlattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, “Küresel İşgücü Piyasası Konferansı (GLMC)” kapsamındaki programlara katılmak ve temaslarda bulunmak üzere Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da görüşmeler gerçekleştirdi. Bakan, Türkiye’nin istihdam politikalarını ve işgücü piyasasına yönelik yeni modellerini uluslararası muhataplarına sundu.
Yuvarlak masa toplantısında Türkiye’nin istihdam yaklaşımı
Konferansın ilk programı olan Yuvarlak Masa Toplantısı, Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı Ahmad bin Sulaiman Al Rajhi’nin ev sahipliğinde yapıldı. “Politikadan Uygulamaya: Hızlı Değişimin Ortasında İvedilikle Yollar Açmak” başlıklı toplantıda, Türkiye’nin bu alandaki deneyimlerini Işıkhan anlattı.
Işıkhan, hızla değişen küresel işgücü piyasalarında politikaların sahaya aktarılması üzerinde durdu. Türkiye’nin bu süreci veri temelli, bütüncül ve sonuç odaklı bir yaklaşımla yürüttüğünü belirtti. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Ulusal İstihdam Stratejisinin hayata geçirildiğini ifade etti.
Bakan, stratejinin dört temel eksen üzerine inşa edildiğini aktararak, yeşil ve dijital dönüşüme uyumlu becerilerin geliştirilmesi, kapsayıcı istihdamın güçlendirilmesi, sosyal koruma ile istihdam arasındaki bağın sağlamlaştırılması ve kırsalda sürdürülebilir istihdam hedeflerini sıraladı.
Işıkhan, kendileri için asıl önceliğin bu politikaların sahada hızlı ve somut sonuç üretmesi olduğunu vurguladı. Bu nedenle politikadan uygulamaya geçişi güçlü kurumlar aracılığıyla güvence altına aldıklarını, bu noktada kamu istihdam kurumu İŞKUR’un kilit rol oynadığını söyledi.
Genç İstihdam Hamlesi GÜÇ ve tek haneli işsizlik vurgusu
Bakan, gençlik politikalarının İŞKUR üzerinden yürütüldüğünü ve bunların kısa süre önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna ilan edilen “Genç İstihdam Hamlesi – GÜÇ” çatısı altında bütüncül bir yapıya kavuşturulduğunu aktardı. Bu modelin, Türkiye’ye özgü kapsamlı bir istihdam yaklaşımı sunduğunu dile getirdi.
GÜÇ Programının stajdan ilk işe, meslek lisesinden üniversiteye ve NEET gruplarından özel sektöre uzanan yapısıyla gençleri her aşamada çok yönlü desteklediğini belirtti. Yaklaşımın üç temel ilkesini; gençlerin tüm hizmetlere tek bir dijital kapıdan erişimi, veri paylaşımıyla erken tespit ve hızlı yönlendirme ile eğitim ve iş dünyası arasında güçlü ve güvenli geçiş şeklinde sıraladı.
Işıkhan, üniversite öğrencilerine eğitimleri sürerken esnek ve güvenceli çalışma imkânı sunduklarını ifade etti. Risk altındaki gençlere birebir danışmanlıkla rehberlik edildiğini, bu sayede deneyim eksikliğinin genç işsizliğinin önündeki en büyük engel olmaktan çıkarılmaya çalışıldığını aktardı.
Bakan, beceri envanterleri ve işveren geri bildirimleriyle bugün ve gelecekte ihtiyaç duyulacak mesleklerin öngörüldüğünü söyledi. Eğitim ve aktif işgücü programlarının bu doğrultuda sürekli güncellendiğini belirterek, uygulanan politikalar sayesinde pandemi döneminde yükselen işsizlik oranının bugün tek haneli seviyelere indirildiğini kaydetti. Kadınların işgücüne katılımında ve genç istihdamında da kalıcı ilerlemeler sağlandığını ifade etti.
Işıkhan, küresel ölçekte yaşanan hızlı değişim, beceri açıkları, demografik dönüşüm ve göç akımlarının ortaya çıkardığı sorunların tek bir ülke tarafından çözülemeyeceğini dile getirdi. Türkiye’nin, ikili ve çok taraflı işbirlikleri çerçevesinde veri paylaşımı, beceri tanıma ve adil işgücü hareketliliği alanlarındaki deneyimlerini paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.
İkili işgücü anlaşmaları ve hak temelli göç yönetimi yaklaşımı ile geliştirilen şeffaf ve dijital yabancı çalışma izinleri sistemine dikkat çekti. Bu sistemin, işgücü arz ve talebini sınır ötesinde düzenli, adil ve karşılıklı fayda temelinde eşleştiren etkin bir model ortaya koyduğunu belirtti. Saha deneyimlerinin, politikadan uygulamaya geçişin mümkün ve ölçülebilir olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Yüksek etki potansiyeline sahip sektörler ve imalat sanayi
“İstihdam Yaratımının Lokomotifi Olarak Yüksek Etki Potansiyeline Sahip Sektörler” başlıklı panelde konuşan Işıkhan, Türkiye’nin ekonomik görünümü dikkate alındığında istihdam yaratma açısından en yüksek potansiyele sahip alanlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu potansiyelin tek bir sektörle sınırlanamayacağını, ancak öncelikli alanların belirgin olduğunu söyledi.
Bakan, henüz yeterince değerlendirilememiş alanların başında yeşil dönüşümle entegre edilmiş imalat sanayi ve ona bağlı değer zincirlerinin geldiğini belirtti. İmalat sanayinin yüksek çarpan etkisi, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam üretme kapasitesi ve diğer sektörleri harekete geçiren yapısı nedeniyle istihdam politikalarının merkezinde yer aldığını ifade etti.
Işıkhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Türkiye Yüzyılı Vizyonu” doğrultusunda istihdam ve üretim odaklı büyüme anlayışında imalat sanayine özel önem atfettiklerini söyledi. Bu yaklaşımın 12. Kalkınma Planında da açık biçimde benimsendiğini hatırlattı.
Bakan, enerji, lojistik, tarım-gıda, turizm, sağlık ve bilişim gibi sektörleri de yeşil dönüşüm, temiz üretim ve verimlilik ilkeleriyle birlikte ele aldıklarını belirtti. Amaçlarının yalnızca daha fazla istihdam yaratmak değil, bu yüksek etki potansiyeline sahip alanlar aracılığıyla nitelikli, insana yakışır, adil ve sürdürülebilir istihdamı kalıcı hale getirmek olduğunu vurguladı.
Işıkhan, istikrarlı politikalar, doğru yatırımlar ve sıkı işbirlikleriyle işgücünü hızla dönüşen ekonomik yapıya hazırlamayı hedeflediklerini söyledi. Yüksek etki potansiyeline sahip sektörlerin istihdam politikalarının merkezine yerleştirildiğini, bu alanlardaki büyümenin yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu olmasının temel hedef olarak belirlendiğini kaydetti.
Kayıtlı istihdam, teşvikler ve SGK destekleri
Türkiye’de imalat, turizm ve dijital ekonomi gibi yüksek etki potansiyeline sahip sektörlerde rekabetçilik korunurken kayıtlı istihdama geçişin nasıl ele alındığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Işıkhan, son yıllarda hem Türkiye’de hem küresel ölçekte bazı imalat sektörlerinin ciddi yapısal ve konjonktürel zorluklarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Bakan, kayıtlı istihdama geçişin yalnızca denetim mekanizmalarıyla ele alınmadığını, çok katmanlı bir teşvik yaklaşımının benimsendiğini belirtti. Bu noktada İŞKUR ve Sosyal Güvenlik Kurumu SGK başta olmak üzere birçok kurumun sunduğu desteklerin önemli rol oynadığını söyledi.
Yalnızca geçtiğimiz yıl içerisinde İŞKUR aracılığıyla on binlerce kişinin istihdama katılımının sağlandığını aktardı. Özellikle gençler, kadınlar ve dezavantajlı gruplar için işverenlere ücret ve istihdam destekleri verildiğini ifade etti.
Işıkhan, SGK tarafından uygulanan prim indirimleri ve teşviklerden yararlanan firmaların işgücü maliyetlerinde ortalama yüzde yirmiye varan düşüşler sağlandığını belirtti. Bu durumun firmaların büyüme, yenilik ve rekabet kapasitelerini güçlendirdiğini dile getirdi.
GÜÇ Programı ile 3 milyon gence istihdam hedefi
Bakan, GÜÇ Programı kapsamında gençleri eğitimin dışına itmeden, sürecin içinde tutarak işgücü piyasasına hazırladıklarını ifade etti. Staj, işbaşı öğrenme ve gerçek iş deneyimlerinin bu hazırlığın temel unsurları olduğunu söyledi.
Işıkhan, gençlerin imalat, dijital ekonomi, yeşil dönüşüm, turizm ve hizmetler gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörlere yönlendirildiğini kaydetti. “İşe İlk Adım”, NEET’ler için İşgücü Uyumu ve İŞKUR Gençlik Programları aracılığıyla üç yıl içinde 3 milyon gencin istihdama kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Bakan, bu modelin yalnızca istihdama erişimi değil, nitelikli işlerde kalıcılığı esas aldığını vurguladı. Yaklaşımın yine üç ilkeye dayandığını; gençlerin tüm hizmetlere tek dijital kapıdan erişimi, kurumlar arası veri paylaşımıyla erken tespit ve hızlı yönlendirme ile eğitim ve iş dünyası arasında güçlü, güvenli ve kesintisiz geçişin sağlanması şeklinde özetledi.
Işıkhan, GÜÇ Programı ile gençlerin potansiyelinin doğru becerilerle, doğru sektörlerle ve doğru zamanda buluşturulduğunu belirtti. Bu sayede büyümenin daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir zemine taşındığını ifade etti.
Ulusal istihdam politikalarında bütüncül çerçeve
Bakan, bazı ülkelerde istihdam yaratmaya yönelik politika sayısının fazla olmasına karşın bu politikaların birbirleriyle uyumlu olmadığına dikkat çekti. Türkiye’de ise istihdam politikalarının parçalı değil, tek bir stratejik çerçevede ele alınmasına özen gösterildiğini söyledi.
Ulusal istihdam politikalarının Kalkınma Planları temel alınarak yürütülen kapsamlı sektörel analizlere dayandırıldığını belirtti. Bu sektörlerdeki işgücü ihtiyacının düzenli işgücü piyasası analizleri, işveren geri bildirimleri ve beceri öngörü çalışmalarıyla yakından izlendiğini ifade etti.
Işıkhan, sürecin kamu kurumları, sosyal taraflar, akademi ve özel sektörün katılımıyla yürütüldüğünü aktardı. Yerel işgücü piyasalarının ihtiyaçlarının ise 81 ilde faaliyet gösteren İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulları aracılığıyla belirlendiğini söyledi.
Riyad’da ikili temaslar ve Filistin ile işbirliği
Bakan Işıkhan, Riyad’daki programı kapsamında ikili görüşmeler de gerçekleştirdi. Letonya Sosyal Refah Bakanı Reizis Uzulnieks ve Filistin Çalışma Bakanı Dr. Enas Dahadha Attari ile ayrı ayrı bir araya geldi.
Görüşmelerin ardından Filistin ve Türkiye arasında Çalışma ve İstihdam Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı imzalandı. Bu belgeyle iki ülke, çalışma hayatı ve istihdam konularında işbirliğini kurumsal bir zemine taşıdı.
MevzuBu; gündem, ekonomi, teknoloji, sağlık, bilim, spor ve yaşam alanlarındaki güncel gelişmeleri bağımsız, özgün ve anlaşılır bir dille okuyucularına sunan dijital haber platformudur.